KEŞFETMEDEN ÖNCE

 



 

 

Sıradaki şehri keşfetmeden önce, en deneyimli seyahat ustaları gibi doğru bir şekilde hazırlanmayı ihmal etmemen için işte bizden sana 10 öneri:

1. KURALLARI BİLİN

Gideceğin yere göre, orada yasal olarak bulunabilme süren büyük farklılık gösterir. Bunun kurallarını bildiğinden ve doğru vizeyi (eğer gerekliyse) aldığından emin ol. Ayrıca, pasaportunun en az 6 ay daha geçerli olduğunu da kontrol etmeyi unutma, çünkü bu birçok ülke için önemli bir ayrıntı. Son olarak, sağlığını garanti altına almak adına, gerekli aşıları olup olmadığını gidiş tarihinden birkaç ay önce araştır – bazı aşıların birden fazla aşaması olabiliyor.

2. BAĞLANTIDA KALIN

Bu senaryoyu hepimiz yaşamışızdır. Bilirsin, hayatını değiştirecek bir konuşmanın tam ortasındasındır ve %4’te olan şarjın tamamen bitmeden hızlı hızlı yazarak söylemek istediklerini söylemeye çalışır ve zamanla yarışırsın… Bu durum pek de hoş olmuyor, değil mi? Bu yüzden, dünyanın neresinde olursan ol, yanında her zaman önemli teknolojik cihazlarını, şarj aletlerini VE bir adaptör bulundurmalısın (ülkeden ülkeye prizler değişebildiği için).

3. AYRINTILI BİR PLAN YAPIN

Android ve iOS kullanıcıları artık seyahat sırasında kaybolma endişesi yaşamıyor; çünkü Google sayesinde haritalarını offline olarak kaydettikten sonra dünyanın her yerinde internet erişimi olmasa bile görüntüleyebiliyorlar (veri dolaşımı ücretlerine elveda). Paris metrosunun kapsadığı alan büyüklüğünde 6 harita birden kaydedebiliyorsun. Hangi şehirleri gezeceğini biliyorsan kendine bir iyilik yap ve yola çıkmadan haritalarını kaydet.

4. YEREL OLANAKLARI KULLANIN

Hazır telefonlardan bahsediyorken… Bir ülkede uzun bir süre kalacaksan yerel bir sim kartı edinmekte fayda var. Bu şekilde (o ülkedeki) arkadaşlarınla iletişim kurabilir, taksi çağırabilir ve faturan konusunda kaygılanmadan internette gezebilirsin. Yanında kilitli olmayan bir cep telefonu getirmeyi unutma, yoksa yerel sim kartını kullanamazsın.

5. ARAŞTIRMA YAPIN

Seyahate çıkmadan önce gideceğin yeri araştırmayı sakın unutma. Çoğu şehrin gelecek aylarda düzenlenecek yerel etkinliklerle ilgili web sayfaları bulunmakta.; örneğin TimeOut gibi dergilerin yerel versiyonları bu konuda oldukça faydalı kaynaklar olabiliyor. Ve sakın arkadaşlarından, arkadaşlarının arkadaşlarından, sosyal medyadan ipucu almaktan çekinme – insanların sevdikleri şehirler hakkında bilgi vermek konusunda ne kadar yardımsever oldukları seni şaşırtacak. Ne kadar araştırma yaparsan o kadar hazırlıklı (ve heyecanlı) olursun.

6. NETWORKING

Eğer seyahate tek başına çıkıyorsan, ama bütün tatili tek geçirmek istemiyorsan gitmeden önce networking yapabilir yani farklı kişilerle bağlantı kurmaya başlayabilirsin. Seyahat planını mümkün oldukça fazla kişiyle paylaşabilmek için bir blog başlatabilirsin (Tumblr iyi bir seçenek, çünkü destinasyona göre hashtag kullanımına izin veriyor), veya Facebook ve Instagram üzerinden arkadaşlarının arkadaşlarıyla iletişime geçebilirsin – çoğu kişi seni yönlendirmekten ya da seninle bir kahve içmekten mutluluk duyacaktır.

7. KEŞFEDİN, YAKALAYIN, KAYDETİN, GÖSTERİN

Dur tahmin edelim: gittiğin her tatilde binlerce fotoğraf çekiyorsun, değil mi? Gittiğin her yeni şehir, her havuz kenarı, sabah kahveleri ve tarihi anıtlar Instagram hesabını oluşturan karelerden. Fotoğraflarını eski yöntemle çekiyorsan – yani telefonla değil fotoğraf makinesiyle- onları kaydetmenin çok daha iyi yolları var. Fotoğraflarını bloguna yükleyebilir, veya Flickr ve Snugmug gibi sayfalarda online bir fotoğraf galerisi oluşturabilirsin.

8. YEREL DEYİMLERİ ÖĞRENİN

Yerli halkla nasıl iletişim kurman gerektiğini bilmek, bulunduğun şehirde (sadece birkaç gün kalıyor olsan bile) seni evindeymiş gibi hissetmeni sağlayacak en önemli faktör. Tabii ki yerel dili akıcı bir şekilde konuşmak zorunda değilsin, ama ufak tefek bir kaç kelime bilmen işini çok kolaylaştıracaktır. Gitmeden bir deyimler kitabı alarak (bu kitapların ücreti uygundur ve hafif oldukları için kolayca yanında taşıyabilirsin) biraz hazırlık yapabilirsin. İnan bana, bir taksiciyle anlaşmak, pazardan yiyecek almak veya İngilizce konuşamayan birine alerjilerini izah etmek hayatını kurtarabilir!

9. YANINIZA NAKİT PARA ALIN

Nakit parayı tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen İsveç’e gitmiyorsan, çoğu ülkede, özellikle az gelişmiş olanlarda, üzerinde nakit bulundurman şart. Yakınlarda ATM olmadığı için yemek satın alamadığın, otel paranı veya ulaşım paranı ödeyemediğin bir duruma düşmemek için gitmeden bir döviz bürosunda yeterli bir miktarda para bozdurmanı tavsiye ederiz. Fakat bu durumda kapkaççılara dikkat etmen gerekir; asla tüm paranı tek bir yerde tutma – ve paranı otel odasındaki yatağının üzerinde de bırakma!

10. BİR PROFESYONEL GİBİ BAVULUNUZU HAZIRLAYIN

Kullanmayacağın eşyalarla dolu bir çanta yüzünden gittiğin yerde aldığın muhteşem şeylere ekstra bagaj parası ödemek zorunda kalmak kadar sinir bozucu bir durum olamaz. Bu duruma düşmemek için seyahate hazırlığın bu önemli (pek keyifli olmayan) aşamasına bir profesyonel gibi yaklaşman lazım. Bir haftadan az kalacağın bir seyahat için el bagajı tercih et ve eşyalarını katlamaktansa yuvarla, çünkü bu daha az yer kaplamalarını sağlar. El bagajının mümkün oldukça hafif olması için, içine koyduğun her giysi ve eşyayı gözden geçir – düşündüğünden çok daha az eşyaya ihtiyacın olacağından emin olabilirsin.

Bu hazırlıkları tamamladıktan sonra da artık gitmeye de hazırsınız demektir –

 

İyi yolculuklar